Afrin Operasyonu Analizi
Afrin Operasyonu Analizi

Afrin Operasyonu Analizi

Afrin Operasyonu Analizi ( zeytin dalı operasyonu analizi );

Afrin Operasyonu Analizi ( zeytin dalı operasyonu analizi ) konusuna kronolojik bir bakışla başlayacağız;

       Bu makalemizde geniş perspektiften Afrin Operasyonuna gelene kadar Türkiye’yi doğrudan etkileyen dünyadaki gelişmelerin bir kısmını ele alacağız. Bilindiği üzere Amerika Senatosunda her coğrafyayla ilgilenen bir masa bulunmaktadır. Bu masalar Cia ve Pentagon’la ortaklaşa çalışan, onlara yön veren masalardır. Bu coğrafyaya bakan masa ise Ortadoğu masasıdır. Bu coğrafyadaki 10 yıllık, 100 yıllık planları bu masalar yapmaktadır. Büyük Ortadoğu Projesi’de bu politikalar neticesinde geliştirilmiş bir plandır. İsrail’in Ortadoğudaki güvenliğini sağlamak için geliştirmiş olan bu proje kapsamında Amerika Ortadoğu’da İsrail’e tehdit oluşturabileceğini düşündüğü her ülkeyi ya işgal etti, ya darbe yaptırdı, yada ekonomilerine müdahale ederek bu ülkeleri istikrarsızlaştırdı.

Tarihi sürece kısaca değinelim;

       Şah Fırat Operasyonunda Türkiye’nin askeri potansiyelini gören Amerikanın bizzat gerçekleştirdiği 15 Temmuz darbe girişimi de bunlardan biriydi. Amaç Amerikanın Ortadoğu politikasına müdahale edebilecek bölgenin en güçlü ordularından birisine sahip olan Türkiyeyi saf dışı bırakmaktı. Bu planları tutmayınca Türkiye önce Fırat Kalkanı operasyonunu gerçekleştirdi, hemen ardından Afrin operasyonu düzenlendi. Peki bu aşamaya gelinceye kadar Amerikanın ya doğrudan ya da dolaylı olarak karıştığı Türkiye ve dünya gündeminde yaşanan önemli gelişmeler nelerdi:

1- 27 Mayıs Darbesi (27 Mayıs 1960)

2- Kennediy suikasti (22 Kasım 1963)

3- 12 Eylül Darbesi (12 Eylül 1980),

4- Papa suikasti (13 Mayıs 1981)

Mehmet Ali Ağca tarafından gerçekleştirilmiş olsa da arkasında Türkiye’nin yer almadığı bir suikasttir.

5- Fetö terör örgütü lideri Fethullah Gülenin Cia ile ilk görüşmesi. Bu örgüte biat eden Fethullah Gülen Cia’inde desteğiyle bundan sonraki tarihlerde bir örümcek ağı gibi  tüm dünyaya yayılmıştır. (1970 tarihleri)

6- 12 Mart Muhtırası (12 Mart 1971),

7- pkk’nın kuruluşu (27 Kasım 1978)

8- 27 Aralık Muhtırası (27 Aralık 1979)

9- El-Kaidenin kuruluşu (1988)

10- 28 Şubat süreci (28 Şubat 1997)

11- Daeş ‘in (isis ‘in) kuruluşu (1999)

Donald Trump Daeş’i bizzat Amerika’nın kurduğunu itiraf etmiştir.

12- El-Kaide terör örgütünün ikiz kule saldırıları (11 Eylül 2001)

Bu saldırıların Amerika’daki İsrail lobisi tarafından gerçekleştirdiği ileri sürülmektedir.

13- Pyd ‘nin ve askeri kolu olan Ypg ‘nin kuruluşu (Eylül 2003)

14- E-muhtıra (27 Nisan 2007 ),

15- El-Kaide lideri Usame bin Ladin ‘in öldürülmesinden sonra  kurulan Daeş, İsis terör örgütünün etkinliğini arttırmaya başladığı tarihler.

16- Fetöcüler tarafından gerçekleştirilen 17 25 Aralık yargı darbe girişimi (17-25 Aralık 2013)

 Föte’nün daha önceki tarihlerde örtülü olarak bir çok eylemde parmakları olduğu bilinmektedir fakat alenen Devlete karşı yaptıkları ilk darbe girişimi 17 25 Aralık ‘tır.

17- Mit tırlarına yönelik operasyon (19 ocak 2014)

Türkiye tarafından Türkmenlere silah taşınmasının önüne geçmek, pyd-pkknın elini güçlendirmek için gerçekleştirilmiş olan Abd destekli operasyondur. Türkiye’dede Amerikan işbirlikçisi birtakım gazeteciler ve siyasetçiler tarafından algı operasyonu yapılarak Türkiye aleyhine kullanılmaya çalışılmıştır.

18- Şah Fırat Operasyonu (22 Şubat 2015)

Türkiye’nin Büyük Ortadoğu Projesine karşı alenen yaptığı ilk hamledir. Meşru Savunma kapsamında daha sonra atılacak adımların (Fırat Kalkanı, Afrin) istihbaratını alan Cia ve Amerikan derin Devleti (Pentagon, Yahudi lobileri) 15 Temmuz darbe girişimi için düğmeye basmıştır.

19- 15 Temmuz darbe girişimi (15 Temmuz 2016)

17 25 Aralık darbe girişimi ve Mit tırları operasyonu ile Hükümet yıkılamayınca bil fiil Fetö kullanılarak Hükümet yıkılmaya çalışılmış fakat milletimizin feraset ve basiretiyle bu darbe girişimi de bertaraf edilmiştir.

20- 15 Temmuz darbe girişimi başarısız olunca Reza zarrab davası ortaya atılmıştır.

Bu dava tamamen Türkiye’yi yıpratmak için ortaya atılmış bir davadır. Zira bu davadaki suçlamalar İran ambargosunu delmektir. Ayrıca ortaya atılan iddiaların hiç birisi bilgi ve belgeye dayanmamaktadır. Verilen ifadelerin tamamı medyaya yansıtılmak suretiyle speklasyon yapılarak Türkiye ekonomisi zayıflatılmaya çalışılmış, fakat başarılı olunamamıştır.

21- Fırat Kalkanı operasyonu (24 Ağustos 2016)

Türkiye tarafından gerçekleştirilen Fırat Kalkanı operasyonuyla bölgedeki güç dengeleri test edilmiştir.

22- Abd seçimlerini Donald Trump’un kazanmıştır. (9 Kasım 2016)

Algı operasyonuyla her ne kadar Demokratlar Cia yanlısı, Türk düşmanı gibi gösterilmiş; Trump, Türkiye dostu, Cia düşmanı gibi deklare edilmiş olsa da durum bunun tam tersidir. Trump Cia’nin bir numaralı adamı olup, Türkiye ve İslam düşmanıdır.

23- Hakan Atilla davası (29 Kasım 2017)

 Bu davada Reza Zarrab davası gibi tamamen Türkiye’yi yıpratmak için ortaya atılmıştır. Zira bu davadaki suçlamalarda İran ambargosunu delmektir. Ayrıca ortaya atılan iddiaların hiç birisi bilgi ve belgeye dayanmamaktadır. Verilen ifadelerin tamamı medyaya yansıtılmak suretiyle spekülasyon yapılarak Türkiye ekonomisi zayıflatılmaya çalışılmış, fakat başarılı olunamamıştır.

24- Afrin operasyonu (20 Ocak 2018)

Büyük Ortadoğu Projesinin durdurulması için atılmış ikinci büyük adımdır fakat son adım olmamalıdır.

       Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi Büyük Ortadoğu Projesinin gerçekleştirilmesinin son adımıydı ve sınır boyunca oluşturulacak bir pkk-pyd terör devletine karşı durabilecek tek unsur olan Türkiye’nin devre dışı bırakılması öngörülüyordu. Fakat 15 Temmuz darbe girişiminin püskürtülmesiyle yıllarca hazırlanıp kurgulanan Büyük Ortadoğu projesinin ve dolayısıyla İsrail’in tüm planlarını suya düştü. Bu darbenin püskürtülmesi bu projeyi her ne kadar yavaşlattı ise de asıl indirici darbe Fetö’den temizlenen ordumuz tarafından gerçekleştirilen Fırat Kalkanı Operasyonuyla indirildi. Bu kalkanla durdu diyebileceğimiz BOP’u tamamen bertaraf etmek için Afrin operasyonu başlatıldı. Bu aşamadan sonra Kandil ‘e kadar uzanacak olan güvenlik koridoru oluşturulması elzemdir. Fakat buradaki tehlike Amerikan askerleriyle karşı karşıya gelme ihtimalidir. Buna rağmen evinden çok uzakta olan Amerika’nın Münbiç’te veya bölgenin herhangi bir yerinde Türkiye ile savaşmayı göze alamayacağı da bir gerçektir. Burada Kıbrıs kritik bir öneme sahiptir.

Hukuksal mevzuat;

Konuyla ilgili maddeler;

Kuzey Atlantik (Nato) Antlaşması 

Madde 5 – Taraflar, Kuzey Amerika’da veya Avrupa’da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldırı olursa BM Yasası’nın 51. Maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır. Böylesi herhangi bir saldırı ve bunun sonucu olarak alınan bütün önlemler derhal Güvenlik Konseyi’ne bildirilecektir. Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumak için gerekli önlemleri aldığı zaman, bu önlemlere son verilecektir.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ANTLAŞMASI

Madde 51- Bu Antlaşmanın hiçbir hükmü, Birleşmiş Milletler
üyelerinden birinin silahlı bir saldırıya hedef olması halinde, Güvenlik
Konseyi uluslararası barış ve güvenliğin korunması için gerekli önlemleri
alıncaya dek, bu üyenin doğal olan bireysel ya da ortak meşru savunma
hakkına halel getirmez. Üyelerin bu meşru savunma hakkını kullanırken
aldıkları önlemler hemen Güvenlik Konseyi’ne bildirilir ve Konsey’in
işbu Antlaşma gereğince uluslararası barış ve güvenliğin korunması ya
da yeniden kurulması için gerekli göreceği biçimde her an hareket etme
yetki ve görevini hiçbir biçimde etkilemez.

       Yukarıdaki maddeler ışığında bir Nato ülkesi olan Türkiye’ye 30 yılı aşkın süredir pkk tarafından yapılmış olan silahlı saldırılar Afrin Operasyonu’nu sonuna kadar haklı kılmaktadır. Bu örgütün adının pyd olarak değiştirilmesi bir anlam ifade etmez. Zira pyd halihazırda pkknın çekirdek kadrosundan oluşmaktadır. Dolayısıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi karar alarak Afrin Operasyonu’nu durduramaz. Sadece tavsiye niteliğinde kararlar alabilir. Bu kararlarında herhangi bir bağlayıcılığı olmaz.

Sonuç olarak;

       Sonuç olarak Amerika bu coğrafyada girdiği her savaşı kaybeder. Gücünü Amerika’dan alan pkk, pyd ve İsrail’de kaybeder. Abd’yi ve İsrail’in yayılmacı politikalarını en az bizim kadar sevmeyen bir çok Hristiyan Ülkesi var. Tam tersi Abd’ye ve İsrail’in yayılmacı politikalarına tapan Müslüman ülkeler de var. Türkiye olarak burada yapmamız gereken bu savaşı dinsel veya ırksal bir mesele haline getirmemek, kişiselleştirmemektir. Dünya kamuoyunu arkamıza alarak hareket etmeliyiz. Bizlerde vatandaşlar olarak elimizden geleni yapmalıyız. Özellikle sosyal medyayı etkin kullanmalı, bunu yaparken de yabancı dilde mesaj yazmaya özen göstermeli, derdimizi yabancılara daha iyi anlatmalıyız.

Afrin Operasyonu Analizi ( zeytin dalı operasyonu analizi ) ile ilgili olarak aşağıdaki makalelere de göz atabilirsiniz.

Afrin Operasyonu Başladı

pkk sorunu çözümü

Hakkında Adalet ve Hukuk

Göz at

Dolandırıcılık suçu cezası ve dolandırıcılık davası

Dolandırıcılık suçu cezası ve dolandırıcılık davası

Dolandırıcılık suçu cezası ve dolandırıcılık davası Dolandırıcılık suçu cezası ve dolandırıcılık davası, Dolandırıcılık hileli davranışlarla …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.