Hak ve Hukuk
Hak ve Hukuk

Hak ve Hukuk

Hak ve Hukuk ( hak ve adalet );

       Hak ve hukuk ( hak ve adalet ) ilişkisini anlayabilmek için bu iki kavramın açıklanması gerekmektedir. Hukuk kavramı, hak kavramının çoğul ifadesidir. Hak tanım olarak sabit olan, doğru olan, emek, pay, din gibi kavramların hepsini içine almaktadır. Bu kavramlar insanla doğrudan ilişkilidir. Hak tanımında kullanılan nitelemeler; soyutluk ve genellik içermektedir. Hak ve yükümlülüklerin verilmesi, belli bir sistem içinde insanların haklarına kavuşmasında çoğu zaman hukuk kavramını, nadir de olsa hukuk sistemi kavramını kullanıyoruz.

Haklar ve Hakların Kaçınılmaz Sonu

       İnsan dünyaya doğuştan sahip olduğu haklar ile gelir. Hak ve özgürlüğe sahip olan varlık olarak yaşamını devam ettirir. Kişilik ise hukuk sistemi tarafından insana verilen değer olarak tanımlanabilir. İnsanın tam ve sağ doğmasıyla başlar. Bir başka deyişle insan tam ve sağ doğmakla borçlara ve haklara sahip olma ehliyetini de kendiliğinden kazanır. Hukuk kavramı üzerinde durmak gerekirse;

Kadim Hukuk Öğretilerine Göre;

Tabii Hukuk: Bireyin hak sahibi olduğunu söyler. İnsan özgürdür ve bu özgürlük hak sahipliğinden önce gelmektedir. Başka bir deyişle insan bu hakkından vazgeçemez. İdeal hukukun tarih içinde muhtelif dönemlerde uygulamasının olduğunu söyleyebiliriz. Fransız Devrimi’nden sonra Tabii Hukuk öğretilerinin hızla yayıldığı biliniyor. Bu bağlamda devrim insanın kişi olarak tanımlanmasıyla son bulmuştur diyebiliriz. Olması gereken hukuk olarak da adlandırılır.

Pozitif Hukuk: Pozitif hukuku doğuran ve gelişimini sağlayan öğreti kişisel haklar doktrinidir. Bu öğreti insanı sadece birey değil, toplumun bir parçası olarak görme eğilimindedir. Toplum tarafından hak ve yükümlülüğün belirlendiğini söyler. İnsan hakkı bu şekilde toplumla birlikte var olmak zorundadır. Kişi hakkının topluma göre belirlendiği ve uygulandığı görülmektedir. Olan hukuk olarak da adlandırılır.

Hukukun Kaynağı

       İnsanın doğuştan getirmiş olduğu hak ve özgürlükler, hukukun kaynağını oluşturmaktadır. Hak ve özgürlükler dahilinde toplumun kendi içinde ilişkilerinin düzenlenmesi, adaletin sağlanması mümkün olmaktadır.

Pozitif Hukuk: Hukukun kaynağını pozitif hukuk, yani Anayasa, Kanunlar, Tüzükler, Kanun Hükmünde Kararnameler, Yönetmelikler ve benzeri idari düzenlenmeler oluşturduğunu söyleyebiliriz.

       Bakıldığında hukukun kaynakları sadece yazılı hukuk kurallarından ibaret değildir. Bu durumda pozitif hukuk dışında hukukun kaynağının ne olduğu sorusu akla gelebilir. Eski çağlarda bu düzenin örf ve adetlerle sağlandığını biliyoruz. Pozitif hukukta pek çok faktörün sağlıyor olduğu düzen ve tutarlılık, gelenekler örf ve adalet ile aynı şekilde sağlanmaya çalışılmıştır. Kaynağın resmi bir boyuta taşınması ile insan hakları ve hukuk bir bütün olarak ele alınmaya başlanmıştır. Bunda yazının icadı ve hukukun yazılı hale getirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Konuyla ilgili aşağıdaki makalelere de göz atabilirsiniz.

Hukuk Nedir?

Hukuk Devleti nedir?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.