Hukuk ve Tarih ilişkisi
Hukuk ve Tarih ilişkisi

Hukuk ve tarih ilişkisi

Hukuk ve Tarih ilişkisi ( hukuk tarihi );

       Hukuk ve tarih ilişkisi ( hukuk tarihi ) bağlamında, eski çağlara kadar uzanan hukuk serüveninde, başlangıç noktası hakkında çok da kesin bir bilgi bulunmuyor. Henüz aydınlatılamamış bir geçmişi olan hukuk tarihi, arkeolojik kazılarda bulunan araç gereçlere göre anlaşılmaya çalışılıyor. Kalıntılara bakılarak hukuk hakkında alınan bilgiler oldukça kısıtlı. Ancak o dönemde de düzenin sağlanması için mutlaka bir sistem olduğuna dair tahminler yapılmaktadır. Uzunca bir süre bir arada yaşayan insanların, mutlaka düzeni sağlamak adına belirlemiş olduğu kurallar olmalıdır.

Uygarlıklara Göre Hukuk Düzeni

       Hukuk düzenine bakıldığında tarih öncesi dönemlerde düzenin bir şekilde sağlandığı görülüyor. Toplumda formel kurallar olmasa da mutlaka yaptırımı olan kuralların söz konusu olduğu biliniyor. Uygarlıklar bazında bazı topluluklar için kuralların formel nitelik kazandığını söyleyebiliriz. Ancak bunun dışında uygulanan kurallar formel nitelik taşımamaktadır. Örneğin alay etmeme, hukuk kuralları kapsamında yazılı olmasa da kişinin genel olarak yapılanı yapması, o şekilde davranması gibi durumlar söz konusu olabilir.

Toplum Boyutu: Hukuk kurallarının uygulanması noktasında uygarlığın kaç kişiden oluştuğu önemlidir. Büyük olan toplumlarda informel kuralların uygulanmasının mümkün olmadığı bilinmektedir. Bu durumda formel kurallar üzerinden hareket edilecektir.

İlk Çağlar’da Hukuk ve Tarih ilişkisi

       Genel olarak yasal şekilde oluşturulmuş olan bir hukuk düzeninin olmadığı biliniyor. Toplumlar büyüyüp gelişene kadar informel kurallar dahilinde yaşamayı başarmışlardır. Ancak uygarlıkların bir araya gelmesi ile formel hukuk kuralları arayışı içine girildi. Toplum düzenini kurallar ve yaptırımlar olacak şekilde oluşturulması gerekti.

Orta Çağlar’da Hukuk ve Tarih ilişkisi

       Rönesans ve reform hareketlerinin etkili olduğu dönemdir. Yeni bir düşünce tarzının oluşumunu desteklemiştir. Toprak yönetimi ve toplum düzeni kurallar dahilinde çerçevelendirilmiştir. Ancak bu dönemde hukuk kurallarının adaleti sorgulanarak, değişmesi üzerine harekete geçilmiştir.

       Tarihsel süreçte bakıldığında insanların güvenliği, düzeni, huzuru yakalamak için kurallara ihtiyaç duyduğu görülüyor. Aynı toprak üzerinde yaşayan toplumun, kendi hakkının savunucusu olarak devleti görmesi olağan. Bu durumda devlet, yaşanan sorunların önüne geçmek ve kişilerin hakkının savunucusu olmak adına direkt olarak yasalarla donattığı düzenle güvenliği sağlamalıdır. Kişisel hakların güvence altına alınması, yaptırımlar ile mümkün olup devletin görevidir.

Yeni Çağda Hukuk ve Tarih ilişkisi;

       Şuan yaşanılan çağdaki kurallar bütününü ifade etmektedir. Bu çağda bireysel temel hak ve özgürlükler ön plandadır ve yaşam hakkı bu haklardan en önemlisi olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda her devlet yaşam hakkını koruyan maddeler ihdas etmiştir.

Hukuk tarihi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.