idari dava nasıl açılır? idari dava türleri nelerdir?
idari dava nasıl açılır? idari dava türleri nelerdir?

idari dava nasıl açılır? idari dava türleri nelerdir?

idari dava nasıl açılır? idari dava türleri nelerdir?

       idari dava nasıl açılır? idari dava türleri nelerdir; bu dava türünde de yazacağınız bir dilekçe ile Mahkemeye başvurulur. Bu davalar Devlet aleyhine veya devlet adına hareket eden kurumlar aleyhine açılan davalardır. İdari yargıda vatandaş aleyhine dava açılmaz. Açılır ise reddedilir. İçlerinden en kolay olan dava türü budur. Çünkü ceza davası gibi re’sen araştırma ilkesi geçerlidir ve siz davalıyı yanlış yazsanız bile sıkıntı olmaz çünkü Mahkeme bu yanlışlığı kendisi düzeltir.

       Hukuk davasındaki gibi delillerin değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı bulunmamaktadır. Disiplin soruşturmalarında tanık dinletilebilir ancak bu yargılamada diğer yargılamalarda olduğu gibi idari dava açıldıktan sonra tanık gösterme yoktur. Çünkü idari yargıda tanık delili bulunmamaktadır. Bu tür davada diğer davalardan ayrılan bir nokta vardır. Oda yürütmenin durdurulması müessesesidir. Uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlar bulunması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının gerçekleşmesi halinde yürütmenin durdurulması kararı verilebilir.

Dava açarken Avukat tutulmalı mıdır;

       Her davada olduğu gibi bu davalarda da mutlaka avukat tutulmalıdır. Çünkü bu davalarda diğerlerinden daha fazla usul kuralları bulunmaktadır. Bu usul kurallarına dikkat edilmez ise dava usulden reddedilir. Bu bakımdan dava dilekçesinin hazırlanmasından itiraz, temyize kadar mutlaka avukat yardımından faydalanılmalıdır. Kaldı ki bu davada vekalet ücretleri maddi manevi tazminat davaları dışında maktudur. Yani davayı kaybetseniz bile karşı tarafa nispi vekalet ücreti ödemek zorunda kalmazsınız. Ancak idari davalarda davalı idareler çoğunlukla avukatla temsil edilecekleri için davayı kaybetmeniz halinde avukatlık ücreti ödersiniz.

idari dava türleri nelerdir;

        İptal ve tam yargı davası olmak üzere ikiye ayrılır. İdarenin işleminden hak veya menfaati etkilenen bir kişi iptal davası açabilir. Tam yargı davası iptal davasına göre biraz daha sınırlı bir şekilde açılabilir. Bu davayı sadece idari işlem veya eylemden hakları ihlal edilmiş olan kişiler açabilir. Örneğin disiplin cezaları iptal davasının konusunu oluşturur. Bununla birlikte karayolundaki çukur veya yol bakım çalışmalarından dolayı yola dökülmüş ve yeterince işaretlenmemiş kum yığını nedeniyle araçların kaza yapması idari bir eylemdir. Bu durumda araçları zarar gören kişiler bu durumu tam yargı davasına konu yapabilirler. Bedensel zararlar adli yargının konusudur.

        Hem iptal davası hem tam yargı davası sonucunda verilen kararlar istinaf yoluyla bölge idare mahkemesine götürülebilir. Yani ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu karar üst yargı mercilerince denetlenmektedir. Bölge idare mahkemelerinin vermiş olduğu kararlarda temyiz yoluyla Danıştay tarafından denetlenmektedir. Bununla birlikte ilk derece veya üst derece mahkemelerinde verilen ve Anayasada sayılan hak ve özgürlüklerden birisinin ihlal edildiği düşünülen kararlarda Anayasa Mahkemesine götürülebilir. Anayasa Mahkemesi kararları da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine götürülebilir. Görüleceği üzere gerek adli yargıda gerek ise idari yargıda o kadar çok denetleme mekanizması vardır ki vatandaş tarafından açılan davalarda yanlış karar verilmesi neredeyse imkansızdır.

Görsel anlatım;

idari-dava

Konuyla ilgili aşağıdaki makalelere de göz atabilirsiniz.

idare mahkemesinde dilekçenin reddi 3 ve 5. maddeye göre

Yürütmenin durdurulması nedir, hangi şartlarda verilir?

iptal davası tam yargı davası

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.