insan neden suç işler
insan neden suç işler

insan neden suç işler

insan neden suç işler

        insan neden suç işler sorusunun bir çok cevabı vardır. Bilim insanlarının ağırlıklı olarak üzerinde durduğu iki ana faktör vardır. Bu iki faktörden ilki insanın doğuştan gelen dürtülerle suç işleyebileceği veya ikinci olarak insanın doğuştan gelen dürtülerle değilde sonradan ortaya çıkan çevresel faktörler nedeniyle suç işleyebileceğidir.

insan doğuştan gelen dürtülerle mi yoksa sonradan edindiği kötü ahlak nedeniyle mi suç işler?

        Biz bunlardan insanın doğuştan gelen dürtülerle değilde sonradan ortaya çıkan çevresel faktörler nedeniyle suç işleyebileceği fikrine daha yakınız. Çünkü insanın doğuştan suçlu olduğu fikri ilahi yasalara ve mantığa da aykırıdır. Zira ihtiyaç nedeniyle hırsızlık suçunu işleyecek birisi zengin bir ailede yaşıyor olsaydı ve paraya ihtiyacı olmasaydı hiç bu suçu işlemeyecekti. İşleyenler elbette olacaktı ama istisna olarak. Üstelik bu durumu sadece mal varlığı suçları bakımından ele almayalım. Yaşam varlığına karşı işlenen suçlarda da durum böyledir. Örneğin İsviçre’de doğup büyüyen birisinin cinayet suçu işleme potansiyeliyle Irak’ta doğan ve kan davası olan birisinin cinayet işleme potansiyeli arasında dağlar kadar fark vardır. İşte insanın doğuştan gelen dürtülerle suç işleyebileceği düşüncesini savunan bilim insanları İsviçre’de doğan birisiyle, Irak’ta doğan ve kan davası olan birisi arasında suç işleme potansiyeli olarak bir fark olmadığını ileri sürerler.

        insan neden suç işler sorusunun cevabını belki biz veremeyiz ama insan neden suç işlemez sorusunun cevabı kesinlikle caydırıcı yasalarda saklıdır.

insan neden suç işlemez?

        Eğer bir toplumda  suç işleniyorsa ceza kanunları kesinlikle yetersizdir. Ceza yasalarındaki müeyyidelerin çok ağır olduğu toplumlarda da suç işleniyor savunmasıyla bu tezimize eleştiri getirilebilir. Fakat unutulmamalıdır ki ceza kanunlarındaki yaptırımların çok ağır olduğu ülkelerde işlenen suçlar hafif olanlarda işlenenlerden çok daha azdır.

Bu konuya kanuni bir bakış açısıyla bakacak olursak;

Ceza kanunlarının iki özelliği bulunmaktadır:

1-Önleyici etki

2-Caydırıcı etki

        Suç işleyen birisini cezalandırmak suç işleyeni caydıracaktır. Önleyici etkiyse daha çok topluma yöneliktir. Şöyle ki suç işleyen kişinin cezalandırıldığını gören birisi suç işlemekten vazgeçecektir. Oysa günümüzdeki suçların cezaları o kadar hafiftir ki cezaların caydırıcı etkisi ortadan kalkmıştır. Daha somut bir örnekle ifade etmek gerekirse ceza kanunumuza göre bir kişiyi kasıtlı olarak öldürmenin cezası ağırlaştırılmış müebbettir. Ceza Kanunumuza göre bir kişi en fazla 30 yıl ceza alabilmektedir. İnfaz rejimimize göre ise bununda tamamını yatmamaktadır. Buda aşağı yukarı 25-30 yıla tekabül etmektedir. İşte 10 kişiyi kasıtlı olarak öldürmenin cezası her ne kadar 10 kez ağırlaştırılmış müebbet olsa da bir kişinin en fazla 25-30 yıl hapis cezası yatacağı düşünüldüğünde geriye kalan 9 kişinin öldürülmesi suçu pratikte cezasız kalmaktadır. Dolayısıyla ceza kanunumuz bakımından 1 kişiyi öldürmekle 10 kişiyi öldürmek arasında hiçbir fark yoktur. Bu bakımdan birden fazla kişinin öldürenler açısından idam cezasının getirilmesi hem akli hem vicdani nedenlerle daha uygundur.

Suçla mücadelede hapis çözüm müdür?

        Uygulamada her suça karşı hapis cezası uygulanması da cezaların caydırıcılığını azaltmaktadır. Zira sırf kışı geçirmek için suç işleyen insanların olduğu bir toplumda yaşıyoruz. Kaldı ki yine hırsızlık yapanda hapis cezası almakta, insan öldürende, tecavüz edende, terör örgütü üyesi olanda. Bu bakımdan cezalarda çeşitlilik olması ve caydırıcılık açısından da idam cezasının getirilmesi yerinde olacaktır.

        insan neden suç işler sorusunun cevabını veremedik ama insan neden suç işlemez sorusuna cevap bulmaya çalıştık. Tabi bunlar bizim dememizle olacak işler değil, kanun koyucunun da bu konuda bizimle aynı fikirde olması ve çeşitli düzenlemeler yapması gerekir. Zira toplum buna hazır. Vatandaşlar olarak suç işlenmesine sonuna kadar karşıyız. Bu bakımdan idam cezasının bir an önce getirilmesi yerinde olacaktır. Ne yazık ki Avrupa Birliği idam cezasını yasaklamıştır. İyide zaten Avrupa Birliğine giremiyoruz. Hiç değilse daha temiz bir toplum için idama evet demeliyiz.

Bu konuyla ile ilgili olarak aşağıdaki makalelere de göz atabilirsiniz.

idam cezası

Suçun dış dünyaya yansıması karinesi ve faili meçhul suçlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.