Ana Sayfa » Makale » Mal varlığına karşı işlenen suçlarda şahsi cezasızlık halleri
Mal varlığına karşı işlenen suçlarda şahsi cezasızlık halleri
Mal varlığına karşı işlenen suçlarda şahsi cezasızlık halleri

Mal varlığına karşı işlenen suçlarda şahsi cezasızlık halleri

Mal varlığına karşı işlenen suçlarda şahsi cezasızlık halleri

Mal varlığına karşı işlenen suçlarda şahsi cezasızlık halleri

Yağma suçu hariç mal varlığına karşı işlenen bazı suçlar (Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, iflas vs.) yakın aile bireylerine karşı işlenirse suç işleyenler ceza almazlar. Bu yakınlar Kanunda sayılmıştır:

-Ayrılık kararı verilmemiş eş aleyhine,

-Üstsoy veya altsoya (Anne, baba, dede, nine veya evlat yada toruna karşı)

-Aynı konutta yaşayan kardeşe (aynı konutta yaşamayan kardeş aleyhine bu suç işlenirse fail cezalandırılır.

-Evlatlık veya evlat edinene karşı işlenmesi halinde faile ceza verilmez.

Aynı konutta yaşama şartı sadece kardeş açısından aranmış bir şarttır. Örneğin baba aleyhine bu suçlardan birini işleyen, baba başka bire evde yaşıyor olsa bile somut olayın özelliklerine göre cezalandırılmaya bilir. Şahsi cezasızlık sebebi soruşturma aşamasında ortaya çıkarsa Savcı kamu davası açmayabilir. Duruşma aşamasında ortaya çıkarsa Mahkemece ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilebilir.

Cezada indirim yapılmasını gerektiren haller

Yağma suçu hariç mal varlığına karşı işlenen bazı suçlar (Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, iflas vs.) yakın aile bireylerine karşı işlenirse suç işleyenlere ceza indirilerek verilir. Bu akrabalar yukarıdakiler dışında kalan akrabalardır. Bu yakınlar da Kanunda sınırlı sayıda sayılmıştır:

-Hakkında ayrılık kararı verilmiş olan eşe karşı (eş hakkında boşanma kararı verilmiş ise bu kişi aynı konutta yaşıyor olsa dahi bu kişiye karşı işlenen suçta indirim yapılmaz.),

-Aynı konutta yaşamayan kardeşe karşı işlenirse,

-Aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğene karşı,

-Aynı konutta yaşayan ikinci dereceye kadar kayın hısımının aleyhine işlenmesi hallerinde faile ceza indirilerek verilebilir.

Mal varlığına karşı işlenen suçlarda şahsi cezasızlık halleri ile ilgili yargıtay kararı

8. Ceza Dairesi         2018/10088 E.  ,  2019/6761 K.

“İçtihat Metni”

Mala zarar verme suçundan sanık …’nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 29, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2017 tarihli ve 2016/397 esas, 2017/112 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Her ne kadar soruşturma aşamasında sanığa uzlaştırma teklifi yapılmış ise de, söz konusu teklifin yapıldığı tarihte sanığın üzerine atılı suçun uzlaştırma kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, bu uzlaştırma teklifinin hukuken geçerli olmadığı değerlendirilerek yapılan incelemede:

Dosya kapsamına göre,

1- Sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tâbi olduğu, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez” şeklinde düzenlenen “…etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar…” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tâbi suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı ve böylece sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun suçunun uzlaşma hükümlerine bağlı bulunması karşısında, 5271 sayılı Kanun’un “Uzlaşma” başlıklı 253. maddesi hükümlerinin öncelikle uygulanması suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,

2- İddianamede de anlatıldığı üzere, sanığın damadı olan müştekinin aracına zarar verme şeklindeki eylemi nedeniyle, malvarlığına karşı işlenen suçlarda şahsî cezasızlık halini düzenleyen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 167/1-b maddesinde yer alan “ Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların; b) üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin… zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca mala zarar verme suçundan mahkûmiyetine karar verilemeyeceği gözetilmeden,

yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 14.09.2018 gün ve 2017/3652 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2018 gün ve KYB/2018-75862 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Hükümden önce 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK.nın 151/1. maddesi kapsamındaki mala zarar verme suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, CMK.nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,

2) Nüfus kayıt örneğine göre, suç tarihinde şikayetçinin kayınpederi olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK.nın 167/1-b ve 5271 sayılı CMK.nın 223/4-b maddeleri kapsamında şahsi cezasızlık hükümleri gereğince, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,

Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.03.2017 tarih 2016/397 esas, 2017/112 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesinin 4. fıkrasının “d” bendi gereğince BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK.nın 167/1-b maddesi ve CMK.nın 223/4-b maddeleri gereğince hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına ve bu nedenle mala zarar verme suçundan verilen cezanın KALDIRILMASINA, bozma nedenine göre (1) no’lu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 14.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

Dolandırıcılık suçu cezası ve dolandırıcılık davası

Gasp nedir? Yağma suçu cezası ve yağma davası

Mala zarar verme suçu cezası ve davası

Karşılıksız yararlanma suçu cezası ve davası

Hırsızlık suçu cezası ve hırsızlık davası

Content Protection by DMCA.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

// //