Tutuklama sebepleri tutuklama duruşması tutukluluğa sevk ve tutukluluğa itiraz
Tutuklama sebepleri tutuklama duruşması tutukluluğa sevk ve tutukluluğa itiraz

Tutuklama sebepleri tutuklama duruşması tutukluluğa sevk ve tutukluluğa itiraz

Tutuklama sebepleri tutuklama duruşması tutukluluğa sevk ve tutukluluğa itiraz ( tutuklanma sebepleri tutuklanma duruşması tutuklamaya sevk ve tutuklamaya itiraz );

       Tutuklama sebepleri tutuklama duruşması tutukluluğa sevk ve tutukluluğa itiraz da ( tutuklanma sebepleri tutuklanma duruşması tutuklamaya sevk ve tutuklamaya itiraz ) nelere dikkat edilmelidir;

Tutuklamaya sev duruşmasında nasıl bir savunma yapılmalıdır?

      Kişi kendisini savunurken vereceği ifadeler çok önemlidir. Çünkü kişi ifade verirken hem kendisini savunmalı hemde olayı anlatmalıdır. Eğer ilk defa böyle bir olayla karşılaşılıyor ise burada dikkat edilmesi gereken husus tutuklanma aşamasında olan bir kişi suçsuz olduğuna inansa bile mutlaka ve mutlaka avukat tutmalıdır. Eğer şüphelinin veya sanığın avukat tutacak gücü yoksa barodan avukat talep etmeli ve ifade vermeden önce mutlaka avukatla vereceği ifade konusunda görüşmeli, istişare etmelidir. Avukatla görüşme hakkı her aşamada istenebilecek bir haktır. Kişinin Avukatla görüşmesi kısıtlanamaz, engellenemez. Eğer çok ağır bir suç işlenmişse ve avukat yardımcı olmuyorsa veya tecrübeli değilse barodan başka bir avukat istenebilir. Burada avukatın yapacağı ilk olarak dosyayı incelemektir. Savunmaya Mahkeme sorgusu sırasında veya savcılık ifadesinde yetişebilmiş yani geç çağrılmış olsa bile gerekirse sorguya veya ifadeye ara verilmesini isteyip dosyayı mutlaka incelemelidir. Bu müdafinin en doğal hakkıdır. Şüpheli veya sanıkta avukatla görüşmeden ifade vermemelidir.

Avukat nasıl bir strateji izlemelidir?

      Savunma aşamasına gelince kişinin yapacağı savunma konuyla ilgili olmalı ve çok karmaşık olmamalıdır. Örneğin yaralama olayında sadece konuya odaklanılmalıdır. Konuyla alakasız olayları anlatmaktan kaçınılmalıdır. Zaten verilecek ifade avukatla istişare edilirse avukat konuyla alakasız şeylerin anlatılmaması konusunda gerekli açıklamaları müvekkiline yapacaktır. Avukatın yapacağı savunmaya gelince; ”aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz” veya ”şüphelinin savunmalarına iştirak ediyoruz” şeklinde bir savunma olmamalıdır. Avukatta şüpheliyi savunurken savunmaya yardımcı olmalı, olaya farklı açılardan bakabilmelidir. Sadece savunmaya iştirak eden bir avukat görevini layıkıyla yerine getirememiş demektir. Savunmaya mutlaka katkısı olmalıdır. Tutuklamanın neden gereksiz olduğunu somut bulgularla Mahkemeye ifade edebilmelidir.

Tutuklanmanın özü şudur:

       Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir.” Bir suçun katalog suç olması tek başına tutuklama nedeni sayılmaz. Aynı zamanda olayda aşağıdaki şartlarında bulunması gerekir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
      Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa, kişi tutuklamaya sevk edilebilir.

Bir kişi katalog suç işlediği iddiasıyla tutuklamaya sevk edilebilir.

      Bir kişinin sırf katalog suçlardan birini işlemesi yukarıdaki karinelerin varlığına emsal teşkil eder ama bu kişinin mutlaka tutuklanması gerekmez. Örneğin kişi katalog suçlardan birisini işlese bile pişmanlık göstererek işlediği suçu tüm ayrıntılarıyla anlatırsa tutuklamaya gerekte kalmaz. Böyle bir durumda kişi tutuklamaya sevk edilse bile delillerde toplanmışsa adli kontrolle serbest bırakılmalıdır.

        Bir kişinin katalog suçtan sevk edilmesi tutuklanmasını gerektirmez ama aksi de mümkündür. Bir kişi adi bir suçtan sevk edilip şartları oluşmuşsa tutuklana bilirde. Bu tamamen somut olayın özelliklerine göre hakimin değerlendirebileceği bir husustur. Tutuklanma sebepleri tutuklanma duruşması tutukluluğa sevk ve tutukluluğa itiraz ile ilgili olarak ilk önce tutuklama nedenlerine değinecek olursak; kanundaki tutuklama nedenleri aşağıdaki gibidir:

Konu ile ilgili mevzuat;

Ceza Muhakemesi Kanunu

Tutuklama nedenleri

Madde 100 – (1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(1)
(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:
a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.
b) Şüpheli veya sanığın davranışları;
1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,
2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,
Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.
(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir (katalog suçlar):

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; (2)

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),
2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
3.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Silahla işlenmiş kasten yaralama (madde 86, fıkra 3, bent e) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (madde 87),
4. İşkence (madde 94, 95)
5. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
6. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
7.(Ek: 6/12/2006 – 5560/17 md.) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149),
8. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
9. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),
10. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),

11. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),
b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.

d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.
f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

g) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 33 üncü maddesinde sayılan suçlar.
h) (Ek: 27/3/2015-6638/14 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 7 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar.
(4) (Değişik: 2/7/2012-6352/96 md.) Sadece adlî para cezasını gerektiren suçlarda veya vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.(1)

      Tutuklanma sebepleri tutuklanma duruşması tutukluluğa sevk ve tutukluluğa itiraz şartlarını inceledikten sonra tutuklama kararına geçebiliriz;

Tutuklama kararı hangi hallerde alınır;

Madde 101 – (1) Soruşturma evresinde şüphelinin tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından, kovuşturma evresinde sanığın tutuklanmasına Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re’sen mahkemece karar verilir. Bu istemlerde mutlaka gerekçe gösterilir ve adlî kontrol uygulamasının yetersiz kalacağını belirten hukukî ve fiilî nedenlere yer verilir.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/97 md.) Tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda;
a) Kuvvetli suç şüphesini,
b) Tutuklama nedenlerinin varlığını,
c) Tutuklama tedbirinin ölçülü olduğunu,
gösteren deliller somut olgularla gerekçelendirilerek açıkça gösterilir. Kararın içeriği şüpheli veya sanığa sözlü olarak bildirilir, ayrıca bir örneği yazılmak suretiyle kendilerine verilir ve bu husus kararda belirtilir.
(3) Tutuklama istenildiğinde, şüpheli veya sanık, kendisinin seçeceği veya baro tarafından görevlendirilecek bir müdafiin yardımından yararlanır.
(4) Tutuklama kararı verilmezse, şüpheli veya sanık derhâl serbest bırakılır.
(5) Bu madde ile 100 üncü madde gereğince verilen kararlara itiraz edilebilir.

      Konuyla ilgili söyleyeceklerimiz bunlardan ibarettir. Unutmayınız ki hukuk.net sitesindeki tüm konular sürekli güncellenmektedir. Benzer konular için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz.

Yaralama suçu cezası ve darp davası

Hakaret suçu cezası ve hakaret davası

Darp raporu nedir, darp raporu nasıl alınır?

Cinsel istismar suçu cezası ve tecavüz davası

Tedbir nafakası hapis cezası yoksulluk nafakası hapis cezası

Hakkında Mustafa POLAT

Öz geçmiş; Erzurum'da doğdum. İlkokulu Erzurum Şeker İlkokulu'nda, Ortaokulu Erzurum Sabancı Ortaokulu'nda, Liseyi ise Erzurum Merkez İmam Hatip Lisesi'nde Üniversite'yi ise uygulanan katsayı zulmü nedeniyle Kıbrıs'ın Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde tamamladım. Üniversite eğitiminden sonra Erzurum Barosu'na kayıtlı olarak avukatlık yaptım. Kastamonu Üniversitesi Siyaset ve Kamu Yönetimi Bölümünde yüksek lisans eğitimimi ''Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması'' teziyle başarıyla bitirmiş bulunmaktayım. Ayrıca Ceza hukuku alanında yazılmış 100'e yakın makalem bulunmaktadır. Evliyim. Biyografi: www.mustafapolat.com.tr

Göz at

Dolandırıcılık suçu cezası ve dolandırıcılık davası

Dolandırıcılık suçu cezası ve dolandırıcılık davası

Dolandırıcılık suçu cezası ve dolandırıcılık davası Dolandırıcılık suçu cezası ve dolandırıcılık davası, Dolandırıcılık hileli davranışlarla …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.